Yazılara Dön

Ali Can Metin: İlhamı kolektif bilinç, sanatsal çeşitlilik ve farklı dalların buluşmasından aldım.

Yazar Kategori Haber‚ Söyleşi

Söyleşi: Hakan Sarıhan

Artscollective sanatçılarımızdan, dergimizin ve logosunun tasarımcısı Ali Can Metin ile ile kendisi, çalışmaları ve projeleri üzerine bir söyleşi yaptık.

-Hocam sohbetimize kısaca sizi tanıyarak ve tanıtarak başlamak isterim.

1996- 2000 yılları arasında MÜGSF Grafik bölümünde tasarım eğitimi aldım. 2000-2005 yılları arasında çeşitli reklam ajanslarında çalıştım. 2005-2008 yılları arasında MÜGSF Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. 2006 yılında MÜGSF’de araştırma görevlisi olarak göreve başladım. 2011- 2017 yılları arasında MSGSÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde sanatta yeterlik eğitimimi tamamladım. 2018 yılından itibaren ÇOMÜ GSF Grafik Tasarımı Bölümünde çalışmaya devam etmekteyim.   

-Sanatsal konulara olan ilginizi nasıl farkettiniz, sizi bu mesleğe yönelten motivasyon neydi?

Aslında karakalem resim ve çizimle tanışmam okul öncesi döneme kadar uzanıyor. İlkokul ve orta öğretim hayatım boyunca herkes dersi dinlerken ben defterime resimler çizerdim. Sonrasında şimdiki adı Marmara Üniversitesi o zamanlar ise Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu’ndan mezun olan dayım bu alanda yetenekli olduğumu keşfetti ve benim henüz kendimi ve yeteneklerimi bile bilmediğim o zamanlarda beni bu alana yönlendirdi. Beni motive eden şey aslında gerçekleştirmek istediğim hayallerimi resmederek onları bir nevi kendi dünyamda var edebiliyor oluşumdu. Sonrasında yetenek sınavı hazırlıkları ve mülakatlar derken güzel sanatlar hayatım Marmara Üniversitesi ile başlamış oldu.

-Grafik Tasarım alanı da kendi içinde kırılımlara sahip, sizin serüveniniz nasıl oldu?

Tipografi, Grafik tasarım eğitimimin başından beni diğer yönelimlere nazaran daha çok ilgimi çekmişti. Sonrasında da araştırmalarım gerek yüksek lisans gerek doktora tezlerim bu alana kaynak olacak çalışmalar oldu. Öğrencilerime de bu alanda eğitim verirken; yaratıcı yönlerini geliştirecek tipografik çözümlemeler ve onlara ilham verecek çeşitli kolektif tasarım projeleri ile eğitim vermeye devam ediyorum. Benim çalışmalarım ise çeşitli poster ve yazı karakteri projeleri ile devam ediyor. Bu çalışmalardan oluşturduğum iki sergimi geçtiğimiz yıl sizin galerinizde sergileme fırsatım olmuştu.

-Evet, sizi Artsonline Web Art Gallery’de açtığınız “PUP-Regular Yazı Karakteri” Tasarım Sergisi ile tanımıştım. Her zaman derin saygıyla anarım kendisini, değerli Emin Barın Hoca’nın öğrencisi olarak benim de çok sevdiğim bir branştır tipografi. Onun yanında bu konuya yönelmem de çok muhtemeldi ama hayat başka türlü aktı. Sizin en sevdiğiniz, ağırlık verdiğiniz hep tipografi miydi?

Aslında ben sosyal hayatımda yeni şeyler inşaa etmeyi, maket yapmayı oldukça seven bir insanım. Hatta hep bir sanatçı olmasaydım bir mühendis oldurdum diye düşünürüm. Sanırım tipografiye ağırlık vermemin sebebi de bu oldu. Hayata geçirdiğimiz şey bir bina veya makine olmasa da bizler de gridler ve sütunlarla sayfaları yeniden inşa ediyoruz.

-Peki bir yazı karakteri yaratma fikri nasıl oluştu sizde?

Aslında şu zamana kadar geç kalınmış bir yaratım süreciydi. Bilgi birikimi açısından bunu yapabilecek doygunluğa çok daha önce ulaşmış olmama rağmen eyleme geçtiğimiz yıl geçebildim diyebilirim. Önümüzdeki süreçte de bu alanda kişisel çalışmalarıma devam etmeyi hedefliyorum.

-Zor bir konu olduğunu biliyorum, bunu ekipler yapıyor yurtdışında. Siz nasıl bir süreç yaşadınız bu karakterin tasarımında?

Dediğiniz gibi çok fazla emeğe ve bu konuda yeterli deneyime sahip olunması gereken bir alan olduğunu kabul ediyorum. Benim için de oldukça yoğun bir çalışma dönemiydi. Ama bir önceki soruda da bahsettiğim gibi PUP-Regular aslında benim şu ana kadarki çalışmalarımın bir bütünü olarak ortaya çıktı. Benim PUP’ı zihnimde yaratma sürecim belki de yıllar içinde oldu, hayata geçirmem ise işin en kolayıydı. PUP gibi zihnimde tamamladığım belki onlarca yazı karakteri var. Fakat hayata geçirmem için şu an yeterli zamanım olmadığı için sırada bekliyorlar.

-Umarım bu sıra bekleme fazla sürmez. Peki fakültede öğrencilerin tipografiye ilgileri nasıl? “Bu çocuklar bu işi bizden devralır” diye düşündürecek canavarlar geliyor mu?

Yeni nesil her alana ilgili olduğu gibi tipografiye de oldukça meraklılar. Şu an eğitim verdiğim öğrencilerim arasında da geçmişte Marmara Üniversitesinde ders verdiğim öğrencilerim arasında da bu alanda yetenekli ve kendini geliştiren öğrencilerim oldu. İçlerinde mezun olup profesyonel olarak yazı karakteri tasarımı yapan çok başarılı örnekler de var.

-Şahsen çok sevindim bunu duyduğuma. Dijital tasarımın tipografiye katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz ve hatta genişletirsek biraz daha, neler söylemek istersiniz genel olarak dijital tasarım dünyası hakkında?

Elbette teknoloji tüm dallarda olduğu gibi grafik tasarım alanında da oldukça etkili olduğunu söylemek mümkün. Eskiden grafik tasarımcılar gazete ve kitap tasarımı yaparken şimdilerde ekran tasarımı ve hareketli tipografik çalışmalar üretiyoruz. Sadece tipografi değil genel anlamıyla sanatın ekranlara taşındığını söylemek mümkün. Bunun çok faydalı ve ufku açan bir yanı olduğunu düşünüyorum. Geleneksel yöntemlere göre dijital sanatın sunduğu teknik olanakların yapılacak tasarıma ve sergileme olanaklarına olumlu katkıları olduğunu söylemek mümkün.

-Buradan konuyu Artsonline Web Art Gallery’de getirmek isterim. Burada 2 kişisel sergi açan, karma sergilere katılan bir sanatçı olarak görüşünüzü almak istiyorum hem Artsonline hem de dijital sergi ortamları konusunda.

Kesinlikle sanatçılar için eserlerini sergileme konusunda bulunmaz bir imkân olduğunu söyleyebilirim. Özellikle pandemi döneminden sonra fiziki sergi açmak ve bu sergilere katılmak giderek zor bir hal almıştı. Sizler gibi seçkin platformların olması sanatçılara bu dönemde sanat yapmak için bir özgürlük alanı kazandırdı. İki kişisel sergim de fiziki şartlarda ziyaret etme şansı olmayacak farklı şehir ve ülkelerdeki yüzlerce izleyiciye sizler sayesinde ulaşmış oldu. Bunun için de tekrar teşekkür ederim.

-Çok sevindim. Sizin ArtsCollective Sanat İnisiyatifinin ilk üyelerinden biri, logosunun tasarımcısı ve hatta derginin de tasarımcısı olarak bu oluşum hakkındaki düşüncelerinizi de almak isterim.

   

Sanatçıların bir araya geldiği, kolektif bilinç ile çeşitli fikirler ve sergiler üretmeyi hedeflediğimiz böyle bir topluluğa üye olmak ve elimden geldiğince destek olmak benim için çok büyük bir sevinç oldu. Birbirinden değerli sanatçılar ile bir arada çalışarak oluşturduğumuz derginin tasarımını yapmış olmak ve onu temsil eden logoyu tasarlamak benim için keyifti.

-Logodaki temel fikir neydi?

Temel fikir; ArtsCollective’in birçok farklı özelliği barındıran sanatçının bir araya gelmesiyle oluşan bir topluluk olmasından dolayı farklı yazı karakterlerinin bir araya gelmesiyle görsel olarak aktarılması üzerine kuruluydu.

-Peki Collective Dergiyi tasarlarken çıkış noktanızı nasıl belirlediniz, tasarımın ana başlıkları neydi?

Ana başlıklar bir araya geliş amaçlarımızla paralel ilerledi. Tasarımı yaparken; kolektif bilinç, sanatsal çeşitlilik ve farklı dalların bir araya gelmesinden ilham aldım.

Bu verimli ve aydınlatıcı söyleşi, ayırdığınız zaman ve çok değerli katkılarınız için çok teşekkür ederim. Başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekleyin